14 Ocak 2017 Cumartesi

ÖĞRETMENİM, HERŞEYİ SİZDEN ÖĞRENDİM


BİR ÖĞRENCİSİNDEN:

ÖĞRETMENİM, 
Sizden öğrendiklerim ve hiç unutmayacağım şeyleri yazıyorum:

1.Harfleri okuma yazmayı öğrendim.
2.Rakamları hesap yapmayı öğrendim.
3.Resim yapmayı öğrendim.
4.Müzik-şarkı-türkü-marş söylemeyi öğrendim.
5.Spor yapmayı öğrendim.
Herşeyi sizden öğrendim. 

Şimdi yazacaklarımı da sizin gösterdiğiniz yoldan giderek örendim.Bunları daha da çoğaltacağım.
Ansiklopedik beş on bilgi.

Öğretmenim. 
Siz bir kütüphane biz ise birer çantayız. Sizden yararlanmalıyız diye yazmıştım.
Bize verdiğiniz ve öğrettiğiniz en önemli konu, okuma -yazma ve okuma yazmanıın kazandırdığı sayılamayacak kadar yazmakla bitmeyecek kadar BİLGİLER.
Onları beynime yazdım. Lazım olmasa siz bize öğretmezdiniz. Onun için onları çok iyi saklayacağım. 
Beyin ambarımda. Yine bilgiler de depo edeceğim.
Öğretmenim, kitaplara, gazetelere, dükkanların önünde asılı olan levhalara, otobüslerin üzerindeki yazılara, rakamlara bakıyor, bakıyor, hiç birşey anlamıyordum. Sizin sayenizde bu saydığım şeylerin hepsini biliyorum. Bunlar da birşey mi ki.. Daha neler neler öğrendim. Teşekkürler.

Öğretmenim. otobüste gidiyorduk. Ben binaların çeşitli yerlerine asılmış levhaları, çatır çatır bağıra bağıra okumaya başlayınca herkes şaşırmış, yüzüme gülerek bakıyordu. Şımarmıştım. Herşeyi okuyor, yazıyordum. Teşekkürler.

Haftanın günleri şarkısını öğretmiştiniz İlk defa söylediğinizde şaşırmıştım.

(Özürlü kardeşler..Benim bütünlüğümden utandınız sakat çocuğunuzdan utandınız...)

Kimse beni sevmiyor, herhangi bir şeye canı sıkılan  bir bahane ederek dövüyorlar. Yaşımı düşünmüyorlar hiç. Canımı çok yakıyorlar. Yapmadığım şeyler için de beni dövüyorlar. Herkesin bir alışkanlığı vardır. Dayak yemediğim gün yok gibi. O ne demekse (Dayak arsızı yaptınız çocuğu ) diyor dedem. Ayrıca okulda kimi arkadaşlar  da çok iyi  davranıyor. Onlarla iyi vakit geçiriyorum. Hep güler yüzlü olmak, azarlanmamak, dövülmemek ne güzel...Hep böyle hissediyorum.

İYİ VE GÜZEL ŞEYLER
Bir bahçemiz ve içinde de zeytin ağaçlarımız var. Her sene zeytin vermezler. Bir sene çok bolca verir, ertesi yıl hemen hemen hiç vermez. Zeytini yeşil zeytin olarak toplar, çekiçle kırarız, bıçakla çizeriz. Suda tatlandırırız. Çoğunu iyice kararınca toplarız. Toplama işi kış mevsimine rastlarsa kar da yağmış olursa hasat çok zor olur. Ama olsun. Zeytin bizim herşeyimiz. Ekmeğimizin katığıdır. Zeytinyağı çıkarılışını seviyorum. Kendimize çıkardığımız yağın zeytinini hiç bekletmeden sıkıyoruz. Asitsiz ok tatlı yağ oluyor.Zeytini toplayıp bekletirsek durduğu yerde yanma olayı gelişir. Zeytini sıktığımızda daha çok YAĞ çıkar. Ancak yanmasından dolayı ASİTLİ olur.

KULLANDIĞIMIZ KAĞIT
Defter kitap olmadan önceki hali ve geçirdiği evreler çok önemli. Ayrıca kağıdın selüloz denen maddeden yapıldığını, bunun da AĞAÇLARdan elde edildiğini öğrendim. Ağaç kesmek şart mı? Başka şeylerden de elde edilemez mi? Yazık ağaçlara, kuşlara, insanlara yazık. Hem biz insanlara hem de hayvanlara yararı olan ağaçlar kesilmesin.Doğanın süsü, oksijeni, güzelliğini daha da  çoğaltalım. Koruyalım. HAvayı temizleyen, erezyonu önleyen, beşikten mezara kadar gerekli olan ağaç. 

*İnsan yalnız kendi işiyle uğraşırsa başarı oranı düşer. Amatör hobilerini unutma. Onlara da zaman ayır.

SEVGİ. ONU BİZE VERİN. YOLLARA, SOKAKLARA İSİM OLARAK VERDİĞİNİZ SEVGİYİ BİZE VERİN. İSİM OLARAK DEĞİL. DUYGU OLARAK İSTİYORUZ. SEVGİ, İLGİ İLE BİRLİKTE ZAMAN DEMEKTİR. İŞTE ÇOK PAHALI OLAN BU ÜÇ ŞEYİ BİRLİKTE İSTİYORUZ. SEVGİ-İLGİ-ZAMAN.