AİLE İÇİ ŞİDDET
Şimdi tekrar aile ile igili bir konuya dönmek istiyorum.
AİLE İÇİ ŞİDDET. Çocuğa şiddet ailede başlıyor. İstatistiklere göre, dünyada
dördüncü sırayı alıyoruz. Pakistan, İran, Hindistan'dan sonra Türkiye..
Ne
hikmetse .......
Hindistan'ın bir bölümü ayrı tutulabilir.
Ülkemizde 100 aileden 34ünde şiddete başvuruluyor. Her iki aileden birinde
çocuklar dövülüyor.
Kimi ailelerce şiddet, bir terbiye yöntemi olarak
algılanıyor.
Küçükken şiddete uğrayan, utanca boğulan, aşağılanan, horlanan ve
dayak yiyen çocuk,
çevresini sürekli denetim altında tutmaya çalışan,
kimseye
güvenmeyen, diğer insanlarla sürekli olumsuz ilişkiler içine giren biri haline
gelir.
Sürekli yalan söylemeye yönelir.
Aile içi iletişim kaybolur.
Bu durumda
çocuk şiddete dayalı bir davranış modelini benimseyen ve onaylayan biri olur.
Yetişkinlerden de korkarak büyür.
Korku her türlü iyi ve istenen hareketlerin,
beklentilerin sonu demektir.
Çocuğa
şiddet ve dayak uygulamanın ortaya çıkartığı bir çok olumsuzluklar
vardır.
Bunları şöyle ana başlıklarda toplayabiliriz:
*Çocukta kişilik ve kimlik kaybının olması
*Şiddet ve dayak herkeste
TEPKİSİZLİK, YALNIZLIK,
ÇARESİZLİK, KARARSIZLIK, GÜÇSÜZLÜK, DEPRESYON gibi psikolojik ve fiziksel
bozukluklara neden olur.
*Çocuk anne-babanın kötülüğüne inanır.
Sevilmediği hissine
kapılır, ruhsal bunalıma düşer.
