17 Ocak 2017 Salı

HER ÇOCUK KENDİ BAŞINA BİR DEĞERDİR


Burada yeniden sınıf geçme-kalma değerlendirmesine dönmek istiyorum. Dünyamızda, evrende durağan ne kaldı? 
Hiç birşey. Herşey her an değişebiliyor. 
Bunu kabullenmek gerek. 
Daha önce öğretmene tanınan değerlendirme (sınav-soru-cevap-not, iyi, pekiyi, orta, geçti, kaldı) gibi takdir hakkı konusunda çok çok iyi düşünmesi her şeyi öğrencinin lehine olacak şekilde değerlendirmesi gerekiyor. 
Çağdaşlık bunu gerektiriyor. Sınıfta bulunan bütün öğrencileri aynı kefeye koymak, eğitimciye yakışmayan bir davranıştır. 
Onlar parmak izleri gibi, hiç biri hiç birine benzemez.
 Bu farklılıktan dolayı her çocuk, her kişi kendi başına bir değer ve kişiliktir. Bunu gözardı etmek,  kendini inkar etmek gibi birşeydir.

 http://gencdergisi.com/resimler/veriresimleri/112326082014.jpg


            Bazı insanlar bir tür istek tıkanıklığı yaşarlar. Ne istediklerini ve hissettiklerini bilmezler. Kendi fikirlerinin, eğilimlerinin, dürtülerinin farkında olmadıklarından başkalarına tutunan asalaklar olurlar.


CUMHURİYET GAZETESİ, 4. ŞUBAT.2001
Çoğu zaman pek çok şeyi çocuklardan öğreniriz. Bir süre önce bir arkadaşım, 3 yaşındaki kızını bir rulo altın renkli kaplama kağıdını ziyan ettiği için cezalandırmıştı. Durumları iyi değildi ve kızının kağıtları, ağacın altına koyacağı bir kutuyu süslemeye harcaması onu çok sinirlendirmişti. Buna rağmen, küçük kız ertesi sabah hediyeyi babasına getirdi:
"Bu senin için babacığım"
Arkadaşım, gösterdiği tepki için kendini suçlu hissetti ama kutunun boş olduğunu görünce için için sinirlenmekten de kendini alamadı. Kızına bağırdı: "Birine bir hediye verdiğin zaman içinin dolu olması gerektiğini bilmiyor musun?"
Küçük kız babasına yaşlı gözlerle baktı, "Ama babacığım,kutu boş değil ki. Ben kutunun içine öpücüklerimi üflemiştim. Hepsi senin için babacığım" dedi.
Babanın için paramparça olmuştu. Kızını kucakladı ve kendisini affetmesi için yalvardı.
Arkadaşım bu altın renkli kutuyu yatağının başucunda yıllarca sakladığını anlattı bana. Ne zaman cesaretini kaybetse, kutunun içinden hayali bir öpücük çıkarıyor ve onu oraya koyan çocuğunun sevgisini  hatırlıyordu.
Gerçek anlamda bakmak gerekirse, her birimiz arkadaşlarımız ve ailelerimiz tarafından bize sunulan karşılıksız sevgi öpücüklerle dolu altın renkli kutulara sahibiz. Dünyada sahip olabileceğimiz daha değerli birşey olamaz.
Haydi iyi bakın...