1963 öğretim yılını da Boyacı'da tamamladım. Eşim ve kızım Yeşilyurt köyündeler. Tatillerde, ay başlarında maaş almaya Kayseri'ye indiğimde yanlarına gidiyorum. Güzel kızım beni görünce annesinin boynuna sarılıyor, göğsüne yaslanarak ağlamaya başlıyor. Biraz sonra bana sarılıyor ve rahatlayıncaya kadar ağlıyor. Sonra normal halimize dönüyoruz. Her sefeinde aynı senaryo tekrar ediyor. 1963 öğretim yılının sonunda Boyacı köyünden Bünyan Tuzhisar kasabasına cezalı olarak gönderildim. Suçum, köyü terketmek, okulu kapalı tutmak vs. 1963-1964 öğretim yılı için eşim de Tuzhisar köyüne kurs öğretmeni olarak atandı. Kayseri'de ilk ve son olarak birlikte aynı yerde çalıştığımız yer oldu. Çünkü ertesi yıl eşim Sarıoğlan kazasına atandı, ben Tuzhisar'da kaldım.
*Okuldan saat 15.10'da çıkarım, hızlı adımlarla yola otobüsü yakalamak için yürürüm. Bu hergün böyle devam eder. İbiş Karagöl adında da bir öğrencim var. Evleri benim youlma yakın yerde . İbiş Karagöl hergün benim peşimde. Arkamdan atlaya atlaya yürümekte.
-Ne o İbiş? Ne yapıyorsun? dedim. 'Hİç öğretmenim, sizin izinize basıyorum'
-Niye basıyorsun ki? dediğimde İbiş 'Öğretmenim, ben de sizin gibi öğretmen olmak istiyorum. Onun için izinize basıyorum' dedi.