20 Kasım 2011 Pazar

BOYACI'YA YENİ OKUL YAPILMASINI SAĞLADIM

Boyacı'da okul yapımı tamamlandı. İlki de Öğretmenevi yapıldı. Okul bahçesinin uzak köşesine tuvaletler ve bir de depo yapıldı. Evlerin yapımında herşey düşünülmüş. Banyo, tuvalet, mutfak ve odalar...Hatta banyolarda termosifon bile var. Ancak suyu taşıyarak elle dolduruyoruz.  Okul da yeterli şekilde planlanmış. Her şey yepyeni...Okulun açılışı yapılacak. Köy ihtiyar heyeti ile karar alındı. Kayseri Sümer Bey fabrikası ahçısı getirilecek, gelen davetlilere yemek verilecek. Her türlü hazırlıklar yapıldı. Tören günü köylüler ve öğrencilerle birlikte okulun hemen alt tarafında köye giriş yolunda sıralandık. Önce öğrenciler, sonra köylüler gelecek erkanı bekliyoruz. Geldiler. 








Vali Kazım Atakul, Doğu Menzil Komutanı Orgeneral Faruk Güventürk, Milli Eğitim Müdürü, Halk Eğitim Müdürü, Halk Eğitim Müdürü ağabeyimiz ve köylümüz Tufan Doğanavşargil. İlköğretim müfettişleri  ve gelenlerin hepsinin eşleri ve çocukları dahil olmak üzere iki tane de Amerikalı (kolejde öğtetmenmişler) beş altı tane jiple geldiler. Vali ve  Güventürk paşanın eline sarılıp öpmek istediler. Paşa tepki gösterdi. 'El öpmeyin. Bu memleketin başına ne belaler geldiyse el öpmekten geldi." diyerek elini öptürmedi. Hafif yağmur çiseliyordu. Büyük sınıfı U harfi şeklinde oturma düzenine sokmuştuk.  Konuklar oturdular. Köylüler ayakta çepeçevre  her taraf dolu. Vali Kazım Atakul hiç suya sabuna dokunmadan kısa bir konuşma yaptı, " Sözü Paşama bırakıyorum" dedi. Alkışlandı. Güventürk Paşa konuşmaya başladı. 27 Mayıs 1960 Devriminin en hızlı dönemi.( Karşıtlar Devrim yerine İhtilal der) Söze Demokrat Partinin bu memlekete hiç iyi bir iş yapmadığını söyledi. Bu arada da 9-10 yaşlarında olan kızı dışardan gelerek Paşa'nın kulağına birşeyler fısıldadı ve tekrar dışarı yöneldi. Paşa sözüne devam ederek "İşte şu gördüğünüz kızım ve aynı yaştaki tüm çocuklarımız bu memleketin borcunu ödeyecekler. Bizleri böyle bir borç batağının içine attılar' dedi. Bu  a rada bir köylü vatandaş  (Mehmet Aslan'dı) parmak kaldırdı: 'Efendim özür dilerim' diyerek ayağa kalktı, ceketini ilikledi. 'Siz Demokrat Parti bu memlekete hiç birşey yapmadı dediniz ama iki tane çeşmemiz var, ikisini de Demokrat Parti yaptırdı. Özür dileyerek oturuyorum' dedi ve oturdu. Ama Paşa takma dişlerini sıktı, ofkeden bembeyaz oldu ve Mehmet Arslan'a dönerek, 'Defol köpek' diye bir bağırdı...Masanın üstünde duran şapkasını aldı başına koydu: 'Benim bu köy için söyleyecek bir sözüm kalmamıştır' dedi yürüdü. Vali Bey kıs kıs güldü. Köylüler Mehmet Aslan'ı hemen dışarı attılar. Paşanın eline sarıldılar:  "Aman Paşam, o bizim köylü değil' deyip oturttular, konuşmasına devam ettirdiler. Sonra bu olay gazetelere konu oldu. Bilhassa dönemin sağ basını, Son Havadis ve Tercüman gazetelerinin gündeminde birkaç hafta devam etti....................................................Bu olayın gazetelerde yayınlanması üzerine aklıevvel birisi işinden atmış, sıtma mücadelede bir hizmetli miymiş, neymiş. Güya  Güventürk Paşa istedi, biz de işten çıkardık diyesiler. Mehmet Arslan, paşanın konutuna gider, olayı anlatır. PAşa da 'Yok evladım, benim böyle birşeyden haberim yok. Ben böyle şeylerle uğraşmam.' der. Olay biraz önce yazdığım gibi sağcı basının yarayı kaşımasından başka birşey değildi. Burada hemen şunu belirtmek isterim; Paşa için iyi bir fırsat doğmustu. Verdiği örneği daha da açabilecek, açıklayabilecekken sinirlenmiş, kovacağı yerde 'Bak evladım, bu yapılan çeşmeleeri Demokrat Partililer babasının parasıyla yaptırmadılar. Senden benden topladıkları vergilerle yaptırdılar....' vs vs gibi birçok örnek verebilirdi. Daha da etkili olurdu. Ordudaki emir komuta zincirini burada köylüden de bekledi ama olmadı. Atarük ve Kemalizm gibi , Menekşe gibi kitaplar da yazmış ufuklu bir generalden bunları beklemek herhalde hakkımızdı. Bu köyde olduğum sürece sanırım bir hayli başarılı oldum. Okulun yapılmasını sağlayacak gişimimiz başarıyla sonuçlanmıştı. Okuttuğumuz öğrencilerden birçoğu okudu. Sadık Demir, Jandarma Subayı, Ahmet Demir Lise Matematik Öğretmeni olmuştur. Ahmet Gerçek Motor Meslek Lisesini bitirmiştir. Daha adını sayamadığım birçok çocuk okumuş, meslek sahibi olmuşlardır.