17 Aralık 2011 Cumartesi

KÖY ADETLERİ

Çok güzel bir sosyal dayanısmaları var: Birisi evini yapacak. Bütün köylü seferber oluyor. Kavgalı, döğüşlü, kanlı bıçaklı, düşman bile olsalar herşey unutuluyor, yardıma gidiliyor. Hep beraber taş taşımak, duvar örmek gibi her türlü işlerde yardımcı oluyorlar. Bitene kadar. Başlangıçta olduğu gibi bitiminde de yemekler yeniyor, dualar okunuyor, iş tamamlanıyor.
Köyde ava meraklı birkaç kişi var. Kışın tavşan ve keklik avına giderler. Avda keklik veya tavşan vurulmuşsa mutlaka Arap Aşı yapılır. Dostlarla birlikte yenilir.


Arap Aşı; koca kazanda soğuk su kaynatılarak un dökülür. Alttan kazan yavaş yavaş yanan ateşte su ısınır, hamur pelte şeklinde pişirilir. Büyük sinilere dökülen hamur soğumaya bırakılır. Av eti ile biberli baharlı çorba pişirilir. Büyük bir tasın içine konulur. Sininin ortasındaki hamur, çorba tasının oturtulacağı kadar açılır. Sininin etrafına toplanan yiyiciler, kaşıklarıyla hamurdan alırlar. Çorbaya banarlar, hop, hiç çiğnemeden lüp diye yutarlar. Her defasında beni ve diğer öğretmen arkadaşları da davet ederler ama bir lokma bile yiyemeden 'Hocam, sen çorbasından ye' derlerdi ama o da pek yenecek gibi olmazdı.