17 Aralık 2011 Cumartesi

FIKRA GİBİ

Dördüncü sınıftaki  Ramazan Karakaya. Kocaman kulaklı, markoni gibi bir çocuk.Babası da Kayseri ceza ve tutuklama evinde gardiyan. Okula, okumaya meraklı. Cocuklar okusun istiyor. O yıllarda henüz ünite usulu yoktu. Haftalık program bir gün iki saat sosyal bilgiler, bir gün Fen Tabiat şeklinde uygulanırdı. RAmazan'ı sosyal bilgilerden konu anlatmaya tahtaya kaldırdım: Çıt yok. "Ramazan ders çalışmamışsın herhalde. Çalışacağına söz  ver, yerine otur, söz veriyor musun? " dedim. Ramazan 'veriyorum' dedi.Yerine oturdu. 






Ertesi günü yine Ramazan'ı, bu kere Fen Tabiat dersinden tahtaya çağırdım. RAmazan'da yine çıt yok. 'Ramazan, derslerine çalışacağına söz vermiştin..." Ramazan: "Öğretmenim, ben sosyal bilgilere söz vermiştim. Fen TAbiat'a söz vermedim ki..'....
İlahi Ramazan..Öyle hoşuma gitti ki, kahkalalarla güldüm.