20 Şubat 2015 Cuma

FELSEFE, DİNİN HUZURSUZ KARDEŞİDİR.


İSYAN GÜNLERİNDE AŞK, AHMET ALTAN

Rukiye, Prof Konçarov'a gülerek sormuştu:
-Felsefe nedir Prof Konçarov?
Felsefenin 'hayat nedir?" gibi çok basit ve sıradan olan ve sıradanlığından dolayı insan kaderinin içine hapsolduğu alaycı bir manasızlığı işaret eden sorunun cevabını aradığını, hiç bir zaman bu cevabı bulamayacağını bilmenin görkemli çaresizliğiyle büyühdeğimi ama cevapsız soruların peşinde koşarken, insanlara cevapları bulunabilecek başka sorular sunduğum ve hep arayan felsefenin aksine hep bulan bilimin yolunu açtığımı, anlatırken Rukiye'nin hiç unutamayacağı ve onun hayatını değiştirecek bir cümle söyledi:


FELSEFE, DİNİN HUZURSUZ KARDEŞİDİR. Sh.82
Bir yaz gecesinde küçük kızın, otların üzerine uzanıp yıldızlarla dolu gökyüzüne baktığında, eğer bu bir yaz romantiğinin dans ya da şarkı gib o gece tat katan bir süsü değilse, gerçekten gökyüzüne ve yıldızlara bakıyor ve onları görüyorsan, gökyüzünün kapıları iki yere açılır  o zaman, dine ve felsefeye.
Din o muhteşem kainatın yaradılışını Allah'a bağlar ve huzura kavuşur. Onun için din insanlara huzur ve güven verir, insanoğlunun en çok merak ettiği soruların cevabını kendince bulmuştur çünkü. Felsefe ise demin de söylediğim gibi dinin huzursuz kardeşidir. O bulunan hiç bir cevaptan tatmiz olmaz, her cevaptan sonra yeni bir soru daha sorar.