20 Şubat 2015 Cuma

FELSEFE, DİNİN HUZURSUZ KARDEŞİDİR.


İSYAN GÜNLERİNDE AŞK, AHMET ALTAN

Rukiye, Prof Konçarov'a gülerek sormuştu:
-Felsefe nedir Prof Konçarov?
Felsefenin 'hayat nedir?" gibi çok basit ve sıradan olan ve sıradanlığından dolayı insan kaderinin içine hapsolduğu alaycı bir manasızlığı işaret eden sorunun cevabını aradığını, hiç bir zaman bu cevabı bulamayacağını bilmenin görkemli çaresizliğiyle büyühdeğimi ama cevapsız soruların peşinde koşarken, insanlara cevapları bulunabilecek başka sorular sunduğum ve hep arayan felsefenin aksine hep bulan bilimin yolunu açtığımı, anlatırken Rukiye'nin hiç unutamayacağı ve onun hayatını değiştirecek bir cümle söyledi:


FELSEFE, DİNİN HUZURSUZ KARDEŞİDİR. Sh.82
Bir yaz gecesinde küçük kızın, otların üzerine uzanıp yıldızlarla dolu gökyüzüne baktığında, eğer bu bir yaz romantiğinin dans ya da şarkı gib o gece tat katan bir süsü değilse, gerçekten gökyüzüne ve yıldızlara bakıyor ve onları görüyorsan, gökyüzünün kapıları iki yere açılır  o zaman, dine ve felsefeye.
Din o muhteşem kainatın yaradılışını Allah'a bağlar ve huzura kavuşur. Onun için din insanlara huzur ve güven verir, insanoğlunun en çok merak ettiği soruların cevabını kendince bulmuştur çünkü. Felsefe ise demin de söylediğim gibi dinin huzursuz kardeşidir. O bulunan hiç bir cevaptan tatmiz olmaz, her cevaptan sonra yeni bir soru daha sorar.

SAMSARA'DAN MOKŞA'YA



 LOTUS KADINI
ERIC DESCHODT
JEAN - CLAUDE LATTES 22.Haziran.2005

33333 Tanrılı Hindistan, 16.sy 3. prg.
Veda'lar "Aşkı tanımamak, hiç birşey bilmemek demektir' der.
Dört Kast var:
1.Brahmanlar: Vedaların kutsal sözlerinin gözeticileri
2.Çoğunluğunu Noyarların oluşturduğu KSATRİYALAR: Savaşçılar ve yöneticiler
3.Vaişyalar:Çiftçiler, zanaatçılar, iş adamları
4.Şudraların kastı: Hindu toplumunun temelini oluşturan köleler, hizmetçiler , yoksul işçiler

Bir de dokunulmazlar var hepsinden sonra gelir..Görünmüyorlar ama yakındalar. Ağaçların altında kümelenmişler. Çünkü görünmez olmak zorundalar. Onların görülmesi kirletir. 
RAMA: Ramayana destanının tanrısal kahramanı
PANCARYA: Hindu Yağmur Tanrısı
ADONAI: İbranice'de EFENDİ
OM: AUM diye seslendirilir, Tanrıya  yakarmak için kullanılan kutsal sözcük.Tanrısal ilkenin mutlak özü. 



Hindu kutsal metinleri ŞRUTİ ve SMRİTİ olarak ikiye ayrılır.
RŞİ: Muni, hakikatı gören kimse, sessiz, derin düşünenler.
VEDA: Görücüler ve bilgeler vasıtasıyla Yüce varlıktan sahih bir gelenekten geldiklerinden dolayı Agamalar diye adlandırılırlar.
İŞİTİLEN VE GÖRÜLEN anlamına gelen ŞRUTİ içinde yeralan VEDAlar en eski metinlerdir.
Sanskritçe BİLMEK anlamına gelen VİD kökünden gelen VEDA :Bilgi anlamındadır.
Her veda 3 bölümden oluşur:
1.Brahmanlar: Ayinler ve onların yerine getiriliş tarzı ile ilgili metinler
2.Aranyalakar: Geleneksel Hindu tarzının 3. aşaması, ormanda ikamet etme yemini edenlerin metinleri, kurban törenlerinin anlamanı ve yorumlarını ele alır.
3.UPANIŞADLAR: Talebe-hoca arasında devam eden soru cevap metinleri. Upanişad: Hocanın dizinin dibinde oturmak anlamındadır.

Ruhun dünyaya yeniden gelip gitmesi döngüsüne Samsara, gelmemesine MOKŞA denir.
Hindu dini ve felsefi hareketlerinin ortak amacı MOKŞA'yı gerçekleştirmektir.




SAMSARA'DAN KURTULUP MOKŞA'YA KAVUŞMAK


 
*

Doğa, insanlara ancak yaşaması için gerekli olanı vermiştir. Bu hava, su ve yiyecektir. Halbuki bu günkü insanın mücadelesi yalnız bir hayvan gibi yaşamak için gerekli olan enerjiyi sağlamak değil, bu gün adına konfor veya lüks deneni temin edebilmektir. İşte elde ettiği bu konfor  insanın doğayla yaptığı savaşın ganimetleridir.

*
Para bu çağın yeni buyurganıdır. ZENGİNLEŞİN diye emrediyor v ebu emir diğer buyurmaların yerini alıyor.
APTALLAR KENDİ BİLGİ VE TECRÜBELERİNDEN,

AKILLILAR İSE HERKESİN BİLGİ VE TECRÜBELERİNDEN 

YARARLANANLARDIR.

8.MAYIS.2008

ALDIRMA GÖNÜL

23.V.1933 SİNOP HAPİSHANESİ

BAşın öne eğilmesin 
Aldırma gönül aldırma!
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül, aldırma!
*
Dışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar,
Bizi bu sesler oyalar,
Aldırma gönül, aldırma!
*


Görmesen bile denizi
Yukarıya çevir yüzü
Deniz gibidir gökyüzü
Aldırma gönül aldırma!
*
Dertlerin kalkınca şaha
Bir sitem yolla Allah"a
Görecek günler var daha
Aldırma gönül aldırma!
*
Kurşun ata ata biter
Yollar gide gide biter
Ceza yata yata biter
Aldırma gönül aldırma!

SABAHATTİN ALİ

19 Şubat 2015 Perşembe

YAŞAMDAN NOTLAR



*Yavaş konuş ama hızlı düşün.
*Cevap vermek istemediğin bir soruyla karşılaştığında, gülümse ve "Niye öğrenmek istiyorsunuz?" diye sor.


*Önceden galibiyetini ilan etme.
*Kaybettiğin zaman, bundan aldığın dersi de kaybetme.
*Pasaklı bir insanı düzenli yapabilmek için yalnızca aşkın yeteceğini ümit etme.
*Kendi kendine dert yaratma. Başkasının dertlerini üstlenme.
*Çocuklarınla geçirdiğin zamanı asla boşa harcanmış olmayacağını unutma.
*Birlikte iş yapmak istediğin kuruluşları önceden iyi araştır. 
*Mali durumun sözkonusu ise acımasızca gerçekçi ol.
*Telefon ahizesini kaldırırken gülümse.
*insanları kendi bulunduğun noktada değil, onların bulunduğu yerden değerlendir.
*Bir iş anlaşması imzalarken karşı taraf detayları daha sonra konuşmayı önerirse,
"Anlıyorum ama herşeyi şimdi tamamlamak istiyorum" de ve tamamlamadan masadan kalkma.
*Parasını düşüncesizce harcayan bir kimsenin başka konularda da düşüncesiz olacağını unutma.
*Herkes övülmekten hoşlanır. İnsanları övmek için her fırsatı değerlendir.
*Her başarı için ödül verme.
*Profesyonel bir fikir almak istediğin zaman arkadaşlarından değil profesyonellerden al.
*Sessizliğin bazen iyi bir cevap olduğunu unutma.
*Kazandığın zaman böbürlenme. Kaybettiğin zaman mazeret arama.
*Unutma, ne kadar çok bilirsen o kadar az korkarsın.
*Ufak tefek sıkıntıları gerçek sorunlarla karıştırma.
*Herkes içinde dua etmen istendiğinde duanı çabuk bitir.
*Mesleklerinin doruklarındaki insanların herşeyin yanıtını bildiklerini düşünme, BİLMEZLER.
*Gizli düşüncelerin gizli kalsın.
*Sık sık insanlarla mahkemelik olan kişilerle iş yapma.
*İşini ihmal etme, hiç kimse senin işini sonsuza kadar önemsemez.
*Sevdiklerinle yaptığın bir tartışma sırasında güncel olanla uğraş.Geçmişi gündeme getirme.
*Unutma, bir yere varmanın en kısa yolu, yanındaki yolculuk arkadaşının iyi olmasıdır.
*Zamanını ve enerjini eleştirmeye değil, yaratmaya sarfet.
*Biri sana "Şimdi ya da daha sonra" ödeme yapmayı teklif ettiğinde ŞİMDİ"yi seç.
*Kapıyı çalıp 'Buralardaydım, geçerken uğradım' diyenlerle iş yapma.
*Doğru olanın her zaman popüler olmadığını, popüler olanın da her zaman doğru olmadığınu unutma.
*Kötülüğü asla görmezlikten gelme.
*Dostun elini tutunca sıcaklığını hissetmelisin. Sanki yüreği elindeymiş gibi bir sıcaklık...

İÇİMDEN O KADAR ÇOK KONUŞURUM Kİ...







BEKİR SITKI ERDOĞAN'DAN

GÜZELLER SEÇİMİ BAŞLAR BAŞLAMAZ
ESMERE VERİLMİŞ OY ÇİFTE ÇİFTE
GÖNÜL SARŞINLA BOZMUŞ AKLINI
DER Kİ ÜSTE BAHİS KOY ÇİFTE ÇİFTE

ELA GÖZLÜM ÇEKTİN BENİ SÜSÜNE
BÜLBÜLÜN HASRETİ GÜLÜN HASINA
KABARMIŞ FİSTANI YIRTARCASINA
NEDİR KOYNUNDAKİ ÇİFTE ÇİFTE.

SAÇ KINALI, YANAK ÇİLLİ ZERDALİ,
FİSTAN GİYMİŞ GEZER KEKLİK MİSALİ, 
AMAN KİMSELER GÖRMESİN SENDE BU HALİ
BARİ KALIN FİSTAN GİY ÇİFTE ÇİFTE

YEŞİLE CANIMI SAYDIM ADAKTAN
AŞK İÇİN GÖZÜNÜ KIRPMAZ BUDAKTAN
BİR KADEHTEN SUNAR BİR DE DUDAKTAN
NEYLER AŞIK BUNA MEY ÇİFTE ÇİFTE.

PENCEREDEN GÖRMEZ OLAYDIM KEŞKE
MAVİLİ ŞEYTANI DÜŞÜRÜR AŞKA,
BİZİM MAHALLENİN HAVASI BAŞKA,
GÜNDÜZ GÜNEŞ, GECE AY ÇİFTE ÇİFTE.

ÇÖREK OTU SERPİLİNCE KAYMAĞA,
BEYAZA MECALİM KALMAZ DOYMAĞA,
ÖMÜR YETMEZ BİRER BİRER SAYMAĞA
GEL DE SAY SAYABİLİRSEN ÇİFTE ÇİFTE.

AŞIK BEKİR HANGİSİNİ SEÇERSİN,
HANGİSİ KOYAR, KİMDEN GEÇERSİN.
SAZIN SENDEN,SEN SAZINDAN NAÇARSIN
KIRILSIN TELLERİN VUR ÇİFTE ÇİFTE

BEKİR SITKI ERDOĞAN

SANA KIZIYORUM ÖĞRETMENİM

SANA KIZIYORUM ÖĞRETMENİM
ELİMDE DEĞİL
KIZIYORUM İŞTE
BANA DÜNYANIN DÖNDÜĞÜNÜ ÖĞRETTİN
TEŞEKKÜR EDİYORUM.
İÇİNDE DÖNEN DOLAPLARI ÖĞRETMEDİN,

SANA KIZIYORUM ÖĞRETMENİM,
PAMUĞU ÖĞRETTİN,
TOHUMUNU, YAPRAĞINI VE DE ÇİÇEĞİNİ 
VE ONU TOPLAYAN
HASIRLI ELLERİN YOKSULLUKLARINI
AMA SIRT ÜSTÜ YATIP
HAZIR YİYENLERİ
NİÇİN ÖĞRETMEDİN ÖĞRETMENİM?

MADENLERİ ÖĞRETTİN
BİZDE VE TÜM DÜNYADAKİLERİ
NE KADAR ÇIKARILDIĞINI ÖĞRETTİN
TEŞEKKÜR EDİYORUM.
KİMİN ÇIKARDIĞINI
ONDAN ASLAN PAYINI ALAN
ELİN GAVURUNU
ONUN İŞBİRLİKÇİLERİNİ
VE DE VATAN HAİNLERİNİ
NEDEN ÖĞRETMEDİN NEDEN?


SEYHAN ÖZHAN, ALTINBAŞAK ÖZHAN 
İLYASLI KÖYÜ 29. HAZİRAN.1963

HAYVANLARI ÖĞRETTİN
SİVRİSİNEĞİ, TAHTA KURUSUNU
TÜM KAN EMİCİ HAYVANLARI ÖĞRETTİN
KENDİMİ KORUMAYI ÖĞRENİYORUM
VE SANA TEŞEKKÜR EDİYORUM.
BİR DE İNSANLAR KAN EMERMİŞ
VAMPİR ÖRNEĞİ, KENEDEN BETER
EVET ÖĞRETMENİM,
BİZİ İLİKLERİMİZE DEK SOYAN,
AMERİKAN GAVURUNU DİYORUM.
GÖZÜMLE GÖRÜYORUM ÖĞRETMENİM.
DAMARLARIMIZA GİRMİŞLER
SOLUK ALIŞLARIMIZDA DUYUYORUM

İŞTE BUNLARI DİYORUM ÖĞRETMENİM, BUNLARI
NEDEN ÖĞRETMEDİN, NEDEN?

BİR ÖĞRENCİ