İSYAN
GÜNLERİNDE AŞK, AHMET ALTAN
Rukiye, Prof
Konçarov'a gülerek sormuştu:
-Felsefe
nedir Prof Konçarov?
Felsefenin
'hayat nedir?" gibi çok basit ve sıradan olan ve sıradanlığından dolayı
insan kaderinin içine hapsolduğu alaycı bir manasızlığı işaret eden sorunun
cevabını aradığını, hiç bir zaman bu cevabı bulamayacağını bilmenin görkemli
çaresizliğiyle büyühdeğimi ama cevapsız soruların peşinde koşarken, insanlara
cevapları bulunabilecek başka sorular sunduğum ve hep arayan felsefenin aksine
hep bulan bilimin yolunu açtığımı, anlatırken Rukiye'nin hiç unutamayacağı ve
onun hayatını değiştirecek bir cümle söyledi:
FELSEFE,
DİNİN HUZURSUZ KARDEŞİDİR. Sh.82
Bir yaz
gecesinde küçük kızın, otların üzerine uzanıp yıldızlarla dolu gökyüzüne
baktığında, eğer bu bir yaz romantiğinin dans ya da şarkı gib o gece tat katan
bir süsü değilse, gerçekten gökyüzüne ve yıldızlara bakıyor ve onları
görüyorsan, gökyüzünün kapıları iki yere açılır
o zaman, dine ve felsefeye.
Din o
muhteşem kainatın yaradılışını Allah'a bağlar ve huzura kavuşur. Onun için din
insanlara huzur ve güven verir, insanoğlunun en çok merak ettiği soruların
cevabını kendince bulmuştur çünkü. Felsefe ise demin de söylediğim gibi dinin
huzursuz kardeşidir. O bulunan hiç bir cevaptan tatmiz olmaz, her cevaptan
sonra yeni bir soru daha sorar.






