26 Kasım 2014 Çarşamba

KÖY ENSTİTÜLERİ KONUŞMA NOTLARINDAN

KÖY ENSTİTÜLÜLER

KONUŞMA NOTLARINDAN


*ONLAR ÜLKEMİN HER ZOR İŞİNE KOŞAN EĞİTİM İMECELERİYDİ.
*KARŞILAŞTIKLARI HİÇ BİR ZORLUĞU YÜKSÜNMEDİLER.
*YAŞAMLARININ HER EVRESİNDE ÜLKENİN YÜCELMESİNE VE GELİŞMESİNE, BÜYÜMESİNE, ÜRETİMİN ARTMASINA ÇOK BÜYÜK KATKILARI OLMUŞTUR.
*KÖY ENSTİTÜLERİ KURULDUKLARI ÇEVRELERİN LABORATUVARLARI, ÜNİVERSİTELERİ  OLMUŞLARDIR.
*MEZUNLAR KÖYLERİNE GİTTİĞİNDE ÇİFTÇİ, BAHÇIVAN, MARANGOZ, DEMİRCİ, DUVARCI, SAĞLIKÇISI VE HER ŞEYDİ.
*BÖYLECE BÜYÜK ŞEHİRLERE GEREKSİNİMLERİ AZALIYORDU.
*KÖYLÜ KENDİ KENDİNE YETMEYE, BİRÇOK PROBLEMİNİ KENDİ BAŞINA ÇÖZMEYE BAŞLAMIŞTI.
*NE YAZIK Kİ BU GELİŞMELERİ VE YENİLİKLERİ KÖYLÜYE, ÜLKEYE ÇOK GÖRENLERİMİZ OLDU.
*BİLDİĞİNİZ GİBİ;DÜNYADA HİÇ BİR YENİLİĞİN, HİÇ BİR YERE RAHATÇA YERLEŞTİĞİ GÖRÜLMEMİŞTİR. HATTA , ONU KABUL ETMEYENLERİN, RED EDENLERİN, KARŞI KOYANLARIN YARARINA OLSA BİLE..
*TEKRAR EDİYORUM: KÖY ENSTİTÜLERİ ÇALIŞANLARININ, ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENLERİN ÜLKEMİZİN KALKINMASI İÇİN, ÇAĞDAŞLAŞMASI İÇİN, ORTAYA KOYDUKLARI YÜREKLERİ, BİR KISIM ÇEVRELERİ RAHATSIZ ETMEYE BAŞLAMIŞ.
*BU ÜRETKENLİĞİ, ÇALIŞKANLIĞI, BAŞARILARI ÇEKEMEYEN TEMBELLER, YALANCILAR ve KORKAKLAR; ÇİRKİN İFTİRA VE KARALAMA KAMPANYASI BAŞLATMIŞLAR, BU OKULLARIN KENDİ YARARLARINA OLDUKLARINI BİLMEYENLERİN DE DESTEKLERİ İLE, HEM ÜLKENİN GELECEĞİ HEM DE ÜLKE ÇOCUKLARININ VE HALKININ GELECEĞİNİ KARARTMIŞLARDIR.
ŞİMDİ ŞÖYLE BİR GERİYE DÖNÜP BAKTIĞIMIZDA, BU KARALAMA VE İFTİRA KAMPANYASI BAŞLATANLAR VE BU KAMPANYAYA KATILANLARIN, TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNDE KAYBOLUP GİTTİKLERİNİ, İYİ Mİ KÖTÜ MÜ OLDUKLARINI- ANIMSANMADIKLARINI BİLİYORUZ.
*KÖY ENSTİTÜLERİ ve 17 NİSAN HER YIL BİR BAYRAM GİBİ KUTLANIYOR.


*ONUN KURUCULARI SAYIN Hasan ALİ YÜCEL, Eğitimci-İsmail Hakkı TONGUÇ(Baba TONGUÇ) ise DÜNYADA İZ BIRAKMIŞ, TARİHE MAL OLMUŞLARDIR.

İŞTE BELGESİ:

HER YIL 17 NİSAN'LARDA SAYGI İLE YAPILAN ANMA TÖRENLERİ.

*ŞÜKRAN BORCUMUZU İFADE ETMEK İÇİN BURADAYIZ. 
NE MUTLU ONLARA.
*BU GÜNÜ HAZIRLAYANLARA
KATILANLARA
SEVGİLER
SAYGILAR


SEYHAN ÖZHAN

25 Kasım 2014 Salı

NOTLAR DEVAM


Tartışmalarda sonuca ulaşılamayacağını anlatan güzel bir deyim:
Bu çeşit tartışmalar hep kuyruğunu kovalar.


*

Ömür dediğin  yaşlılık yongası,
Gençlik dediğin ise rüzgarlı harman.
Savrula savrula geldik bugünlere.



DÜŞÜNCE GÜCÜYLE TEDAVI
LOUISE HAY 
4.Basım Mayıs 2002
1.EYLÜL.2002 OKUNDU

*Düşünceyi kalıba sokmayalım.
*Düşünceler değiştirilebilir.
*Geçmişten getirdiğimiz bu böyledir diye bildiklerimizi yeni kalıplar içinde sıkıştırmadan açmalıyız. Onlardan kurtulmalıyız.
*Hayat asla tıkanmaz, durağan ve bayat olamaz. Çünkü her an yepyeni, her an taptazedir.
*Düşünebileceğimiz şeyler konusunda SINIRSIZ seçimimiz vardır.
*Bilinçaltımız, inanmayı seçtiğimiz herşeyi kabul eder.
*Güç noktası daima "ŞİMDİKİ AN"dır. 

Her deneyim. dün, geçen hafta, geçen yıl, 10,20,40 yıl ya da daha fazla yıllar önce (yaşınıza göre) düşürdüğünüz düşünceler ve kullandığınız sözcüklerle yaratıldı. Şimdi bunlar geçmişte kaldı. Yaşandı bitti. Önemli olan BU AN. ŞİMDİKİ AN. 

DÜŞÜNCELERİMİZİ BİZ SEÇİYORUZ.

Nefret ve suçluluk. Bu iki duygu azaldıkça yaşamımız her boyutta iyiye doğru gider.
Suçluluk duygusu daima ceza arar ve bu cezalar da ağrılar yaratır.
Bizi geçmişte biri incitti diye şimdiki anda kendimizi cezalandırmak ne saçma.

*Zorunda olmak ne demek?

Zorunda sözcüğünü her kullandığımızda gerçekte 'yanlış' diyoruz Ya yanlış yapmışızdır ya day apıyoruzdur ya da yapacağızdır.

*Hayatımızda daha fazla yanlışlıklara ihtiyacımız yok ama daha çok seçme özgürlüğüne ihtiyacımız var. OLMALIYIM, YAPMALIYIM yerine OLABİLİRİM, YAPABİLİRİM kullansak ya!
 
*Yıllarca kendi düşünceleri olmayan birşeyleri yaptıkları ortada başkalarının onlara yapmaları gerektiğini söylediği birşey oluyor. Bu gerçeği görüp de zorunluluk listesinden çıkarırsa, 'Oh be ne rahatlık' diyebilir. 31. syf

*Yapmaları gerektiğini düşündükleri birçok şeyin asla yapmak istemedikleri şeyler olduğunun, yalnızca başkalarını memmun etmeye çalıştıklarının farkına varıyorlar.

EVREN, DÜŞÜNMEYİ VE İNANMAYI SEÇTİĞİNİZ HERŞEYİ DESTEKLER.
Kendiniz ve hayat hakkında neler hissedeceğimizi küçükken etrafınızda olan yetişkinlerin davranışlarından, tepkilerinden öğreniyoruz. bu inançlar ne olursa olsun, büyüdüğünüzde yaşam deniymleri olarak yeniden yaratılacaklardır. 

GÜÇ NOKTASI, DAİMA ŞİMDİKİ ANDADIR.
DEĞİŞİMLER BU ANDA BAŞLAR.



EL YAZISI NOTLARINDAN

MURATHAN MUNGAN, YÜKSEK TOPUKLAR, 21.HAZİRAN.2002

"YORGUNUM" 109 sy.



Yeniden hiç birşey eskisi gibi olmaz ki! "Bir ip koptuğunda yeniden bağlanabilir ama eskisi gibi çekemez". Üstelik ben yeni bağlantılar için hiç uygun biri değilim. 112sy.

Verdiği her ödülü, bir cezayla geri alan bazı arkadaşlıkları yorgunluk bitirir. Ben de Nalan yorgunuyum. 113.syf

Biz okumuş yazmış insanlar, çoğu kez fikir beraberliklerini arkadaşlık sanırız, oysa arkadaşlıklar da çağrışımlar gibi, hayata ilişik dağınık ayrıntılarla çatılır.  154 syf


23 Mart 2014 Pazar

17 Kasım 2013 Pazar

  1.  
     
     
    Seyhan Ozhan
    Bir bayram daha sensiz geçiyor dayıcım... halbuki o kadar anlatacak şeyim vardı ki sana, o kadar ihtiyacım vardı ki samimiyetine neşene. Senin yanındayken ben olmaktan mutluydum ben. O yüzden mi aceba sana olan bu özlemim. Ben seni çok özledim dayıcım. Yerin dolmuyor. Sen yokken izmir o kadar boştu ki bana. Hayatta bana yol gösteren değerli yegane insan gösterdiğin yolda yürümek varlığın olmadan çok zor. Meğer ben seni ne kadar çok sevmişim hala gözlerim yaşlı.... bendeki seni anlatmak çok zor varlığın tarif edilemez bir mutluluk kaynağıydı benim için. Hep dualarımda hep aklımda olacaksın hep bambaşka biri olarak.

16 Mayıs 2013 Perşembe




Süeter, kapıyı kapatmam , ilk evimizin holü ve biri daha...
Bundan sonra döküldü...
Sol bacağın kopukluğu, sağ dizin kan içinde oluşu...
En dip burası mı?
En sevdiklerimiz,  en çok kırıldıklarımız oluyor,  bundan mı?