22 Mart 2015 Pazar

"ATATÜRK SUS DEMİYOR?"


İzmir'de Sağlık ocağına ilaç yazdırmak için gittim. Benden önce gelenler içinde yaşlılar ve çocuklar da sıra bekliyorlar. Üç yaşını yeni bitirmiş afacan bir çocuk sağa sola sataşıyor, bayağı gürültü ediyor. Hasta yaşlı insanlar da inanın böyle ters ters bakıyorlar, sussun istiyorlar. Ben biraz ilgilendim. Aramızda bir diyalog başladı. Adını sordum, Emircan dedi. Bu arada Sağlık Ocağı bekleme salonunda duvarda asılı çerçeveli bir Atatürk resmi , bir de klasik 'sus' işareti yapan kepli hemşire resmi asılı.Çerçeveli resimlerden önce "Sus" işareti yapan hemşirenin resmini göstererek sordum. 'O ne diyor-' dedim. Baktı . 'Sus diyor' dedi ve arkasından da hemen hiç beklemeden Atatürk'ün resmini göstererek 'Ama bak ATATÜRK sus demiyor' dedi...



O kadar hoşuma gitti ki..Emir Can'ı hemen kucakladım, sarıldım ve öptüm. Muayene sırası bana gelince olayı Dr.a anlattım. Hangi çocuk o..diye ilgilendi. Yakalayıp adını sordu, şakalaştı. Ders verici bir olaydı. Yasak koymak, bonsai yetiştirmek gibi birşey. Onun büyümemesi için dallarını kesersin. Az su verirsin. Az toprak ve taşlar üzerinde tellerle bağlayarak sararak şekil verirsin. Çocuğa sus demek, yasak koymak da aynı değil mi?
Seyhan Özhan, Şubat 2001

9 Mart 2015 Pazartesi

ŞAİR MEHMET EŞREF

Besmele duymuş olan şeytan gibi
Kahrolursun "höt" dese bir ecnebi,
Padişahım, öyle alçaksın ki sen,
İzzet-i nefsin Arap İzzet gibi.

ŞAİR EŞREF
(Şiirdeki Arap İzzet, Padişahın yakın adamıdır)

NOTLAR

Kötülük insanın ağzından giren şeyde değildir. Kötülük ordan çıkandadır.

Yüreğin neredeyse hazinen de oradadır.

En karanlık an, şafak sökmeden önceki andır.
(SİMYACI'dan)



İyi kötü çatışmasında kimi zaman iyiler kimi zaman kötüler üstün gelecekse, ne iyiler üstün geldiklerinde kötüler yok olacak, ne de kötüler üstün geldiklerinde iyiler..
İyi kötü çelişkisi sonsuza dek sürecek..
*Kötüye iş bilmezler şöyle derler: Kalkmaz taşlara sarılır.