İsmail Hakkı TONGUÇ dedi ki:
"Bizce iyi adam demek, iş gören, iş başaran adam demektir. İş yapmadan sadece söyleyen veya yazan insana biz iyi adam demeyiz. İş görmeyen bir insanın dürüst, akıllı olacağına da inanmayız. Böyle insanların bir milleti iyi yola götürdükleri görülmemiştir."
*
Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü ve Yüksek Köy Enstitüsü Müdürü Rauf İNAN dedi ki,
"Eğitim gözleri iyi görmeye,
Kulakları iyi işitmeye,
Elleri iyi iş yapmaya,
Beyinleri iyi düşünmeye,
Ağızları iyi konuşmaya,
Yürekleri iyi duymaya,
İnsanı iyi davranışlara alıştırmaktır,
onlara bu alışkanlıkları kazandırmaktır."
İSMAİL HAKKI TONGUÇ (WİKİPEDİA)
İsmail Hakkı Tonguç (
1893 -
24 Haziran 1960),
eğitimbilimci, köy enstitülerinin mimarı ve dönemin İlköğretim Genel Müdürü.
İsmail Hakkı Tonguç, bugünkü
Bulgaristan'ın
Silistre iline bağlı
Totrakan ilçesinin bugünkü adı
Sokol olan
Tatar Atmaca
köyünde dünyaya geldi. Babası Kırım göçmenlerinden Hacı Velioğlu İdris,
annesi ise Dobrucalı bir Türk olan Vesile Hanım'dı. Biri kız 8 kardeşin
en büyüğü olan İsmail Hakkı Tonguç, eğitim hayatına kendi köyünde
başladı ve 4 yıllık ilkokulu bitirdikten sonra Silistre'de rüştüye'ye
devam etti. Oradaki öğrenimi sırasında aynı zamanda köyün değişik
işlerinde çalıştı ve tarımla uğraştı.
1914 yılında öğrenimine devam etmek üzere tek başına
İstanbul'a gitti, sıkıntı çekti, ardından Maarif Nazırı
(Eğitim Bakanı) Şükrü Bey tarafından leyli meccani
(parasız yatılı) öğrenci olarak
Kastamonu Muallim Mektebi'ne gönderildi.
1916'da naklen
İstanbul Muallim Mektebi'ne gelerek öğrenciliğine orada devam etti. Muallim Mektebi'nde öğrenciliği,
I. Dünya Savaşı'nın güç yaşam koşullarını dayattığı yıllara rastlamaktadır. Okulu bitirdikten sonra
1918'de
Almanya'ya daha üst öğrenim için gönderildi.
1918-
1919 yıllarında
Almanya'nın
Karlsruhe kentindeki
Ettlingen Öğretmen Okulu'nda sekiz aylık bir programa devam etti.
1919'da Anadolu'ya dönerek,
Eskişehir Muallim Mektebi'nde Resim ve Elişi ile Beden Eğitimi öğretmeni olarak göreve başladı.
1921'de Yunan işgalinden hemen önce
Ankara'ya atandı,
1922'de yeniden öğrenim görmek üzere
Almanya'ya gönderildi.
1922 sonundan başlayarak
1924 Nisan'ına değin
Konya Muallim Mektebi'nde, aynı yılın güzüne değin ise
Ankara Muallim Mektebi'nde öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Daha sonra kısa bir süre
Adana Muallim Mektebi'nde öğretmenlik yaptıktan sonra,
1925'te beş aylığına mesleki eğitim kurumlarında incelemeler yapmak üzere yeniden
Almanya'ya gitti.
1925'te
Ankara Muallim Mektebi'nde öğretmenlik yaptı,
11 Mart 1926'da
Maarif Vekaleti Levazım ve Alatı Dersiye Müzesi Müdürlüğü'ne atanarak artık merkezdeki yöneticilerden biri oldu.
10 Temmuz 1926 ile
26 Ağustos 1926
tarihleri arasında, ilköğretim müfettişleri ve ilkokul öğretmenleri
için Ankara'da açılan "İş İlkesine Dayalı Öğretim Kursu"nda, yabancı
öğretim üyeleri ile birlikte çalışarak, daha sonra Köy Enstitülerinin
temel ilkesi, sloganı (Osmanlıca'da "şiar", İng. "motto") durumuna
gelecek "
iş için iş içinde işle eğitim" anlayışını geliştirdi.
26 Ocak 1927'de ilkokul öğretmeni
Nafia Kamil ile evlendi. Aynı yıl,
Sivas'ta ve
Ankara'da ilköğretim müfettişleri için açılan kurslarda öğretmenlik yaptı ve
Ankara'da uluslararası ders araç-gereçleri sergisini açtı.
1928'de ilk çocuğu olan
Engin Tonguç,
1936'da ikinci çocuğu
Yalım Tonguç dünyaya geldi.
1929-
1933 yıllarında, diğer görevlerinin yanı sıra,
Gazi Eğitim Enstitüsü'nde de etkin görevlerde bulundu. Orada hem öğretmenlik yaptı, hem de Resim-İş Bölümü'nü kurdu.
1934'te
Soyadı Kanunu'yla Tonguç soyadını aldı.
1934-
1935 yıllarında
Gazi Eğitim Enstitüsü'nde vekil olarak müdürlük yaptı.
3 Ağustos 1935'te
köy enstitülerini kurmasına yarayacak
İlköğretim Genel Müdürlüğü görevine vekaleten getirildi. Dönemin Kültür Bakanı
Saffet Arıkan'a,
köy enstitülerinin temelini oluşturacak bir rapor sundu.
1936'da
Kayseri,
Çorum ve
Yozgat illerini kapsayan bir geziyle, buralarda eğitmen kurslarının açılabilirliğini araştırdı. Temmuz
1936'da da
Köy Enstitüleri'nin önceli sayılan ilk
Eğitmen Kursu'nu
Eskişehir iline bağlı
Mahmudiye'de açtı.
Atatürk'ün desteği ile o dönem
Türkiye'deki
okuryazar oranı %10'dan az olduğundan, okuryazar sayısını artırmak için
eğitmen kurslarında altı aylık bir eğitimle, askerliğini okuma yazma
bilen çavuş olarak yapmış gençler eğitmen olarak yetiştirildi ve
köylerine eğitmen olarak gönderildi.
1937'de
Köy Eğitmenleri Yasası çıktıktan sonra,
İzmir'de
Kızılçullu'da (bugünkü
Şirinyer),
Eskişehir Çifteler'de ilk köy öğretmen okulları açıldı.
1938'de ilköğretim kurumlarını incelemek üzere
Bulgaristan'da,
Macaristan'da ve
Almanya'da bulundu.
28 Aralık 1938'de
Hasan-Âli Yücel Milli Eğitim Bakanı olduktan sonra, vekaleten yürüttüğü İlköğretim Genel Müdürlüğü görevine asaleten atandı.
17 Nisan 1940'ta
Köy Enstitüleri Kanunu çıktıktan sonra açılmaya başlayan enstitülerle çok yakından ilgilendi.
1946'da
görevden alınışına değin, enstitüler için canla başla çalıştı. Öyle ki,
kendi ailesiyle bile yeterince ilgilenemedi; ikinci oğlu
Yalım Tonguç,
1944'te
öldü. Kendisini ve bölgelerinde inançla görev yapmakta olan ekibini
karanlıkları aydınlağa çevirme yolunda büyük engeller beklemekte idi.
Tonguç özellikle kız çocuklarının
eğitime
alınması ve öğretmenliğe kazandırılması için büyük çaba içindeydi ama
bunlar yerine getirilemiyordu. O sıralarda Bartın yöresinde müfettiş
olup daha sonra
İvriz Köy Enstitüsü'nde görev alacak olan M. Ali Eren bugünleri
Düşünce ve Anılar II ve
Müfettişlik ve Köyde Eğitim-1944 eserleri ile
İvriz ve
Bartın
videolarında şöyle aktarmaktadır : ".. Çaycuma’ya vardığım zaman
kaymakamı makamında buldum. Kendisine Çaycuma’ya ilk defa geldiğimi,
hiçbir yerde tanıdığımın olmadığını, ama yarım saat sonra Çaycuma’nın
batı yönünde yaya olarak gideceğimi, ilk rastladığım köyden iki kız
çocuğu, daha sonraki günlerde de, her gittiğim köyden iki kız çocuğu
göndereceğimi söyledim. Yaya giderken bir köye yaklaştığımda, dört tane
ihtiyar kadının, topladıkları odunları ipe bağlayıp şelek yaparak
sırtlarına kaldırmakta olduklarını gördüm. Selam verdim, kendimi
tanıttım ve şunları söyledim: “Devlet köy okullarına kendi köyünden
bayan öğretmen yetiştirmek istiyor, devlet ona bahçe verecek, koyun
verecek, inek verecek. Onların gelirleri öğretmenin olacak. Ayrıca maaş
da verecek. Köyünüze öğretmen yetiştirmek için iki tane kız öğrenciyi
devlet okutmak istiyor. Sebep olup da öğretmen olacak bu kız öğrencileri
sağlarsanız, öldüğünüzde nur içinde yatarsınız. Peygamberimizin
yardımıyla Yüce Tanrı sizi cennetinde mükâfatlandırır.” Din içerikli
konuşmamın kadınlar üzerinde etkili olduğunu yüz mimiklerinden
anlıyordum. Kadınlar kendi aralarında konuşmaya başladılar. Falanın
öksüz kızı var, onu göndersek nasıl olur ki, filanın şusu var diye
yorumlarda bulundular. Hâsılı köye vardığımızda, iki kız çocuğu bularak,
köy bekçisi ile kaymakamlığa gönderdim. Her gittiğim köyden de ikişer
kız öğrenci bulup gönderdim."
İkinci Cumhurbaşkanı
İsmet İnönü çalışmalarından dolayı kendisini takdir ettiğhalde, seçimleri kaybetmemek için, çok desteklediği
Köy Enstitüleri sevdasından vazgeçen İnönü, O'nu,
25 Eylül 1946'da görevinden alarak,
Talim Terbiye Kurulu üyeliğine getirdi. Ardından Türkiye'nin değişik yerlerinde sürgün olarak öğretmenlik yaptı.
1954'te kendi isteğiyle emekli oldu.
1956'da
Avrupa'yı gezdi ve
İsviçre'deki
Pestalozzi Çocuklar Köyü'nü inceledi.
1958'de hastalanan İsmail Hakkı Tonguç,
11 Haziran 1960'ta çoktan kapatılan
Hasanoğlan Köy Enstitüsü'ne yıllar sonra ilk kez gitti.
24 Haziran 1960'ta yaşama gözlerini yumdu. Arkasından hakkında birçok kitap yazıldı ve adını taşıyan okullar açıldı.
*
ESKİŞEHİR ÇİFTELER KÖY ENSTİTÜSÜ
Mehmet Rauf İnan (DEVAMI WİKİPEDİA)
(d.
1905,
Genç, Bingöl) - (ö.
29 Şubat 1996),
Türk siyasetçi ve eğitimci.
İstanbul Öğretmen Okulu ve Viyana Pedagoji Enstitüsü mezunudur.
Kayseri Zencidere Köyü Öğretmenliği, İstanbul ve İzmir İlköğretim
Müfettişlikleri, İzmir Maârif Müdür Muavinliği, Manisa Maârif Müdürlüğü,
Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü Öğretmenliği ve Müdürlüğü, Hasanoğlan
Köy Enstitüsü Öğretmenliği ve Müdürlüğü, Millî Eğitim Bakanlığı
Müfettişliği, Ankara 5. Ortaokul Müdürlüğü ve 4. Ortaokul Matematik
Öğretmenliği, Ankara Yıldırım Beyazıt Ortaokulu ve 1. Erkek Sanat
Enstitüsü Ankara Namık Kemal Ortaokulu Matematik Öğretmenliği,
İlköğretim Müfettişliği Kurs Müdürlüğü, Yazarlık, Kurucu Meclis Öğretmen
Teşekkülleri Temsilciliği (6 Ocak 1961 – 25 Ekim 1961) yapmıştır. Evli
ve iki çocuk babasıdır.
[1]