- Bir bayram daha sensiz geçiyor dayıcım... halbuki o kadar anlatacak şeyim vardı ki sana, o kadar ihtiyacım vardı ki samimiyetine neşene. Senin yanındayken ben olmaktan mutluydum ben. O yüzden mi aceba sana olan bu özlemim. Ben seni çok özledim dayıcım. Yerin dolmuyor. Sen yokken izmir o kadar boştu ki bana. Hayatta bana yol gösteren değerli yegane insan gösterdiğin yolda yürümek varlığın olmadan çok zor. Meğer ben seni ne kadar çok sevmişim hala gözlerim yaşlı.... bendeki seni anlatmak çok zor varlığın tarif edilemez bir mutluluk kaynağıydı benim için. Hep dualarımda hep aklımda olacaksın hep bambaşka biri olarak.
17 Kasım 2013 Pazar
16 Mayıs 2013 Perşembe
24 Nisan 2013 Çarşamba
14 Nisan 2013 Pazar
TANRI ÜÇLEMESİ: BİLMEK, DENEYİMLEMEK, OLMAK
.....
....Önce yalnızca 'olan' vardı ve başka birşey yoktu. Ama "olan" kendisini bilemiyordu. Çünkü sadece "olan* olduğu için başka birşey olamıyordu. Ve bu yüzden olan.....'olan' olamıyordu. Bir başka şeyin yokluğunda olan, "olan" da olamaz çünkü "olan"ı bilemez.
....
...Ben herşey ve hiç birşey olanım. Görülen ve görülemeyen. Benim büyük görülmeyen - hiç bir şey da ikisinin arası olarak yapılan tanımlanmam Doğu mistizimin temelini oluşturuyor. Batı ise görülen her şeyi Tanrı olarak kabul ediyor. Her iki tanımlama da yetersiz. TANRI'NIN HERŞEY VE HİÇBİRŞEY olduğunun kavrayışına sahip olanlar ise isabetliler.
....
....Tanrı, sevginin varolduğunu -ve kendisini saf sevgi olarak bilmek için- tam zıddının da vaolması gerektiğini bliyordu. Böylece Tanrı büyük polariteyi yarattı. Sevgini nmutlak zıddına - sevginin olmadığı her şeye- şimdi korku deniliyor. ....
Saf sevgiye Tanrı diye bir karakter yaratarak kimlik oluşturduğunuz gibi korku için de Şeytan dediğiniz bir karakter yarattınız.
....Mutlakta deneyim yoktur. Yalnızca OLmak vardır. Bilmek, yüce bir boyuttur. Ama en büyük haz, OL'maktadır. Olmak(a ancak deneyimlemekten sonra ulaşılabilir. Evrim şöyle gidiyor: Bilmek, deneyimlemek, olmak. Bu, Tanrı üçlemesidir.
TANRI İLE SOHBET , NEALE DONALD WALSCH ...ÖTESİ YAYINLARI
Çeviren: Nil Gün
.....
....Önce yalnızca 'olan' vardı ve başka birşey yoktu. Ama "olan" kendisini bilemiyordu. Çünkü sadece "olan* olduğu için başka birşey olamıyordu. Ve bu yüzden olan.....'olan' olamıyordu. Bir başka şeyin yokluğunda olan, "olan" da olamaz çünkü "olan"ı bilemez.
....
...Ben herşey ve hiç birşey olanım. Görülen ve görülemeyen. Benim büyük görülmeyen - hiç bir şey da ikisinin arası olarak yapılan tanımlanmam Doğu mistizimin temelini oluşturuyor. Batı ise görülen her şeyi Tanrı olarak kabul ediyor. Her iki tanımlama da yetersiz. TANRI'NIN HERŞEY VE HİÇBİRŞEY olduğunun kavrayışına sahip olanlar ise isabetliler.
....
....Tanrı, sevginin varolduğunu -ve kendisini saf sevgi olarak bilmek için- tam zıddının da vaolması gerektiğini bliyordu. Böylece Tanrı büyük polariteyi yarattı. Sevgini nmutlak zıddına - sevginin olmadığı her şeye- şimdi korku deniliyor. ....
Saf sevgiye Tanrı diye bir karakter yaratarak kimlik oluşturduğunuz gibi korku için de Şeytan dediğiniz bir karakter yarattınız.
....Mutlakta deneyim yoktur. Yalnızca OLmak vardır. Bilmek, yüce bir boyuttur. Ama en büyük haz, OL'maktadır. Olmak(a ancak deneyimlemekten sonra ulaşılabilir. Evrim şöyle gidiyor: Bilmek, deneyimlemek, olmak. Bu, Tanrı üçlemesidir.
TANRI İLE SOHBET , NEALE DONALD WALSCH ...ÖTESİ YAYINLARI
Çeviren: Nil Gün
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


